27 Eylül 2011 Salı

Bitanecik dedeme...

   Dedemle yılbaşı gecesinden beri konuşmuyordum. Geçerli bir sebebim de vardı kendimce. Sonra dayımla annem yaşlı olduğunu, elini öpmem gerektiğini söylediler. Ben de elini öpmek istedim, ama elini çekti. Annem konuştu dedemle. Dedem benim onun için çok özel olduğumu, onda yerimin ayrı olduğunu, bu nedenle de çok kırıldığını söylemiş. Ben bunun üzerinde ısrarla dedemin elini öpmeye devam ettim ve sonunda gönlünü aldım. Sonra Ramazan ayı geldi. Almanya'dan dayımlar ve kuzenlerim geldi. Bütün Ramazan ayı her iftarı dedemlerde bütün aile birlikte geçirdik. Dedem hepimize her zamankinden iyi davrandı. Anneannemi hiç yormadı. Her iftarda kendi yanını bana ayırdı ve kilo alayım diye yememe içmeme özen gösterdi. Bana iki kilo aldırdı. Nasıl sağlıklı kalabilirim anlattı. Okulumu sordu, hukuk fakültesi kazanmamı istedi hep. Ben şimdi hukuk fakültesi 3. sınıftayım. Bunu konuşurken gururlandı. İlk kazandığımı öğrendiği zamanki gibi gözleri doldu. Hepimizin derslerini, işini sordu, eksiğimiz var mı diye sordu. Sahip olduklarını çocuklarının üzerine geçirdi. Arasının bozuk olduğu dayımdan hakkını helal etmesini istedi. Bayramı birlikte geçirdik. Harçlıklarını verdi bütün torunlarına. Almanya'ya dönen dayımı arayıp geri dönmesini, bu sefer onu çok özlediğini söyledi. Benim tatlı dedem. Aslında dayım da onu kırmayıp geri dönecekti. Ben gidip tatlı yanaklarını, ellerini öpecektim. Aslında üç kat üstümüzde oturuyordu. Yanına çok daha fazla gidebilirdim. Ama nasıl olsa bütün Ramazan ayını ve bayramı birlikte geçirmiştik. İki gün görmesem fark etmezdi ki. Ama fark ediyormuş işte. Şimdi bir dakikalığına eskiye dönüp ona doyasıya sarılmak için neler vermezdim ki. Benim akıllı, çalışkan, titiz, yardımsever, düşünceli, tatlı dedem...


   14 Eylül Çarşamba sabahı saat 11'de kaybettik dedemi. Namazını kılarken kalp krizi geçirdi. Daha 68 yaşındaydı. Çok sağlıklıydı. Hiç yorulmazdı. Sevdiklerimin ölümünü düşünüp ağlama krizine giren ben, nasıl oldu da son bir ay dedemin yaptıklarından anlayamadım bir şeyler hissettiğini, her şeyi düzene soktuğunu... Canım benim, canım dedem.


   İlk defa bir yakınımı kaybettim. Ve hiçbir şey bunun acısına benzemiyormuş. Biraz yazı yazmıştım ya, fırsatınız varken yaşayın bugünü diye, küs kalmayın sevdiklerinizle. Değerlerini bilin.


   2 aylık büyüme süreci olan çiçek tohumları, dedemin mezarında iki günde büyüdü ve çiçek açtı. Dedem iyi bir yerde biliyorum. Mekanın cennet olsun hayatta tutunabileceğim en sağlam dalım, canım, büyük babam...

10 yorum:

  1. Allah rahmet eylesin , basınız sagolsun..iyi ki barismissin ..

    YanıtlaSil
  2. başın sağolsun.. ben de kendi dedemi hatırladım okurken, duygulandım.. =(

    YanıtlaSil
  3. Başın sağolsun canım Noram :( Çok üzgünüm...Allah rahmet eylesin...

    YanıtlaSil
  4. Büyüklerimizin kıymetini bilemiyoruz bazen! Hatalar yapıyoruz...
    Yine de Dedenin hakettiği saygı ve sevgiyi göstermişsin sağlığında, müsterih ol:)
    Allah mekanını cennet eylesin:)

    YanıtlaSil
  5. e.n.k evet iyi ki ! ben de o kadar şükrettim ki barıştığıma.
    alice çok sağol senin de başın sağolsun, Allah rahmet eylesin canım.
    Ezgim çok teşekkür ederim canım.
    Nida Ersin aminnn çok sağol. Evet elimden geleni yaptım neyse ki. yoksa çok pişmanlık duyardım.

    YanıtlaSil
  6. Önce başın sağolsun. Ben de dedeyim ve bundan gurur duyuyorum. Yazını okurken heyecanlandım. Deden için bu akşam bir yasini Şerif okuyacğım. ruhu şadolsun.

    YanıtlaSil
  7. Profösör çok çok teşekkür ederim. Okuman benim için çok önemli. Allah sana torunlarınla birlikte geçirebileceğin uzun ve sağlıklı bir ömür versin ve senden razı olsun.

    YanıtlaSil
  8. Allah rahmet eylesin canım, mekanı cennet olsun. Sizlerede sabır diliyorum.

    YanıtlaSil
  9. Lilja Saaga çok teşekkür ederim canım.

    sevda amin, çok sağol.

    YanıtlaSil

Olumlu, olumsuz tüm fikirlerine açığım. Yazdığım hiçbir şeyde kötü niyetli olmadığımı unutma :)